akropolis

AKROPOL

Pedasa antik kaynaklarda adından en çok söz edilen Leleg kentlerinden biridir.  Şehrin Akropolisi (Yukarı kale) Pedasa territoriumunun merkezinde kentin akropolisi yer almaktadır.

Akropol, yaklaşık 200 m. uzunluğundaki iç sur ve kulelerle desteklenen iki dış surla çevrilmektedir. Dış surlar eğimin az olduğu güney yönde inşa edilmiştir. Ana girişi batı tarafta olan akropolün güneyinde ve kuzeyinde ise bir bölümü geç dönemlerde oluşturulmuş  küçük girişler vardır. Akropolün merkezinde megaron planlı Yönetici Binası ve doğusunda yarımadayı dört yönde kontrol edebilen oldukça iyi korunmuş büyük bir kule bulunmaktadır.

İç kale içinde topografyaya uygun inşa edilen ve genellikle bir ya da bir kaç odadan oluşan konutlar sokaklara açılmaktadır.

Pedasa araştırmaları, akropoldeki ilk yapılaşmanın Geometrik dönemde gerçekleştirildiğini, Hellenistik ve Roma dönemlerinde devam ettiğini, son şeklini ise Bizans döneminde (M.S.  12. yy) aldığını ortaya koymuştur.

surlar

SURLAR

Pedasa kentinin merkezinde yerleşik ve tüm çevreye hakim konumdaki akropol topografyaya uygun olarak  surla çevrelenmiştir.

Savunmaya karşı zayıf konumdaki güney tarafta, yer yer kulelerle güçlendirilmiş olan iki dış sur yer almaktadır. Yaklaşık 200 m. uzunluğunda ve 2.00 m. kalınlığındaki surlar anakaya üzerine oturtulmuştur.

Yer yer 4 m. yüksekliğinde korunan surların    alt bölümleri Leleg örgü tekniğinde iri bloklardan oluşturulmuştur. Sur duvarlarının üst bölümünde görülen daha küçük taşlardan oluşturulmuş bölümü ise geç dönem onarımların  sonucudur ve son şeklini Bizans çağında almıştır.

Batı taraftaki  ana giriş yanlarda kulelerle güçlendirilmiştir. Kuzey ve güney bölümde ise savunma amacıyla daha küçük boyutlu kapılar inşa edilmiştir.

yonetici-binasi

YÖNETİCİ BİNASI – MEGARON PLANLI YAPISI

Pedasa akropolünün iç kale merkezinde   anakaya üzerinde yerleşik ve tüm kaleye hakim bir konumda 7×13 m. boyutlarındaki yapı ilk inşa evresinde,  bir ön oda ve ana odadan oluşan megaron planına sahipti.

Arkeolojik veriler megaronun Arkaik dönem (M.ö. 7. ve 6 yüzyıl) boyunca kullanıldığını göstermektedir.

Daha sonraki dönemde geçirdiği değişiklikler sonucu yapının  batı taraftaki girişi kapatılmış ve ana odası iç duvarlarla bölünerek güney tarafta yeni bir giriş açılmıştır.

Son şekline Orta Bizans döneminde M.S. 13. yüzyılda ulaşan yapının etrafı yine aynı dönemde mekanlarla çevrilmiştir. Kazılarda ele geçen buluntular söz konusu mekanların atölye işlevine sahip olduğunu göstermiştir.